Ana Sayfa Gundem Ekonomi Siyaset Asayiş Eğitim Spor Kültür & Sanat Sağlık & Yaşam Araştırma Bölge Türkiye
Şenkaya teröre karşı tek yürek
Şenkaya teröre karşı tek yürek
Tarihi kararın ardından Ayasofya’da gün doğumu
Tarihi kararın ardından Ayasofya’da gün doğumu
'Kup' çukuru gizemini koruyor
'Kup' çukuru gizemini koruyor
Çok sayıda silah ele geçirildi
Çok sayıda silah ele geçirildi
Erzurum’un 6 aylık trafik bilançosu yayımlandı
Erzurum’un 6 aylık trafik bilançosu yayımlandı
HABERLER>ARAŞTıRMA
13 Haziran 2020 Cumartesi - 09:43

ASİMED’den Libya değerlendirmesi

ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, Osmanlı Devleti’nin zamanında Libya’ya gitme sebepleri ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin orada bulunma nedenlerinin neredeyse örtüşür durumda olduğunu söyledi.

ASİMED’den Libya değerlendirmesi

ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, Osmanlı Devleti’nin zamanında Libya’ya gitme sebepleri ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin orada bulunma nedenlerinin neredeyse örtüşür durumda olduğunu söyledi.
Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, Libya’daki süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu. Libya’nın kapladığı alan bakımından Afrika’nın dördüncü büyük ülkesi olduğunu belirten ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, “Libya’nın son dönemde ekonomisi ham petrol ve petrol ürünleri ihracatına döndü. Libya’da petrol yanında doğal gaz üretimi de yapılmaya başlandı. Hem stratejik konumu, hem sahip olduğu yer altı kaynakları Libya’yı tarih boyunca bir hedef haline getirmiştir. 19. yüzyılla birlikte Avrupalı devletler sömürü bölgesi olarak görmüşlerdir. Osmanlı Devleti’nin Libya’ya gitme sebepleri ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin orada bulunma nedenleri neredeyse örtüşür durumda. Türklerin bu bölgeye olan ilgisi 16. Yüzyıldan itibaren Mağrib denilen Kuzey Afrika bölgesi Osmanlı Devleti’nin daha çok ilgisini çekmeye başlıyor. Bu tarihten itibaren bölgede Türk nüfusu artmaya başlıyor. 1551 yılında Turgut Reis, Libya’nın merkezi olan Trablusgarp’ı ele geçiriyor. Orada Türk yerleşimlerinin arttığını görüyoruz. Türk yerleşimlerinin ilk etabı askeri amaçlı oluyor. Osmanlı Devleti, bölgeye aralıklarla asker göndermeye başlıyor ve bu askerler Batı Anadolu diyebileceğimiz bölgeden. Askerler buradaki kadınlarla evleniyorlar ve böylelikle nüfus artışı oluyor. Zamanla bu nüfus çoğalınca Libya bölgesindeki ‘Kuloğulları’ adı veriliyor. Libya aşiret bölgesi ve bugün bile 13 aşiret kendilerini Kuloğlu olarak tanımlıyorlar. Bunlarla beraber bölgeye Türk İslam kültürü çerçevesindeki değerler girince bölge halkı kısa bir süre içerisinde özgür ve adaletli bir yapıya kavuşuyor. Dolayısıyla çok memnun bir hayat yaşamaya başlıyorlar buda Türklere olan sempatinin artmasına neden oluyor. 1550’den itibaren Türkler artık bölgede ciddi anlamda söz sahibi oluyorlar” dedi.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ, MÜSLÜMAN HALKIN ÇIKARLARINI KORUMAK İÇİN LİBYA’DA”
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Libya’da olması için birçok nedenin olduğunu vurgulayan Eğilmez, “Birleşmiş Milletlerin meşru olarak kabul etmiş olduğu bir Ulusal Mutabakat Hükümeti var. Küresel güçlerin paralı askerlerle oradaki insanları katledip ki son zamanlar da gördük çıkan toplu mezarları. Onları lehine çalışacak bir sitemi engellemek için orada. Osmanlı gibi mazlum insanların, Müslüman halkın çıkarlarını korumak için orada. Çok ciddi bir Türk nüfusu da bulunuyor o bölgede. 1947’de Libya’nın bağımsızlığında da Türkler çok önemli rol oynamıştır. Kuloğulları bir parti kuruyorlar 1947 yılında ve Trablusgarp’ın Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmasını teklif ediyorlar. 1951 yılında Libya bağımsızlığını kazanınca başa gelen Kral İdris, Başbakanı ve çok önemli adamlarını Türkler arasından seçiyor. Bugün Libya Vakıflar ve Diyanet İşleri Bakanının 2014 yılında yaptığı açıklamada Libya toplam nüfusunun yüzde 15'ini Türklerin oluşturduğunu söylüyor. 2019 yılındaki araştırmalarda Libya nüfusunun yüzde 25’inin Türk olduğu bu sayınında yaklaşık 1.5 milyona dayandığını görüyoruz. Günümüze baktığımız zamanda Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlar Konseyi başındaki Fayiz es-Serrac’ın Manisa asıllı bir aileden geldiğini görüyoruz. Baba Serrac’ın 1954 yılında Manisa’daki ailesini ziyaret ettiğini görüyoruz. İçişleri Bakanı da Türk asıllı” diye konuştu.
“TÜRK SOYDAŞLARIN OLDUĞU YERDE TÜRKİYE OLMALI”
Hem stratejik açıdan, hem bölge insanının bölgedeki Müslümanların muhafaza edilmesi açısından, bölgedeki mazlumların korunması açısından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin orada bulunması çok önemli olduğunu ifade eden Eğilmez, “Bununla birlikte bölgenin yüzde 25’inin Türk olduğu bir yerde de Rusya, Fransa, İtalya, Orta Doğu’nun bir kanser tümörü olarak nitelendirdiğimiz Birleşik Arap Emirlikleri olmamalı. Türkiye olmalı, tarih geçmişi anlatıyor ama tarihin çok önemli bir faktörü de ileriye ayna tutmasıdır. Bizde bu aynaya bakınca bölgede çok sevildiğimizi, bölgede soydaşlarımızın olduğunu ve bu başarılı siyasetin devam etmesi gerektiğini önemle vurguluyoruz” açıklamalarında bulundu.

 
“5. Girişimcilik Kampı” için başvurular devam ediyor
 
Down sendromlu çocukların en güzel heyecanı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Mayıs ayında 'Normalleşme Süreci' konuşuldu
MTM tarafından hazırlanan raporda, Mayıs ayının toplumsal yaşamda öne çıkan konuları belirlendi.
Dünya’da bir ilk olacak
Varank, 'Geliştirdiğimiz yüksek antikorlu plazmayı hasta tedavilerinde ...
Abay Kunanbayoğlu’na vefa
Uluslararası Türk Akademisi, “Abay ve Yüzyıl: Çağların Öğretisi” isimli ...
 
‘Türkiye takip edilen bir ülke’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Salgın boyunca sanayide ve ...
Covit-19’la mücadele sürecine sosyolojik bakış
Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ...
TÜBİTAK’tan 6 proje destek
Teknokent üzerinden yürütülen Girişimcilik Ekosistemi ve Teknokent Geliştirme ...
 
Erzurum’un payı yüzde 3.1’e yükseldi
DOSİAD - SOSYAL ARAŞTIRMALAR - ÖZEL - Cami sayısı yüksekliği bakımından ...
Erzurum cami sayısında bölgede lider il
DOSİAD - SOSYAL ARAŞTIRMALAR - ÖZEL - Doğu Anadolu Bölgesinde 2019 kaydında ...
Erzurum cami sayısında 16’ıncı sırada
DOSİAD - SOSYAL ARAŞTIRMALAR - ÖZEL - TÜİK 2019 Din İstatistiklerini paylaştı. ...
 
YAZARLAR
Abdullah NEHİR
Abdullah NEHİR
Salgın Döneminde Mahalle Ve Şehri Yeniden Düşünmek
Selahattin Şener
Selahattin Şener
Covid19 iki sene önce gelseydi?!
Mahmut Akdağ
Mahmut Akdağ
Erzurum sahipsiz mi?
Abdurrahman Zeynel
Abdurrahman Zeynel
Raci Solmaz'ın ardından
Cahit OKÇU
Cahit OKÇU
Güz Serenadları…
Ali Osman Horasanlı
Ali Osman Horasanlı
AK Partiye ciddi uyarılarımız var..
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
DADAŞ GAZETESİ
DADAŞ
ANKET
Erzurum Havalimaninin ismi ne olsun?

Recep Tayyip Erdogan
Nafiz Kotan
Palandoken
Saltuklu
Dadas

Sonuçları göster Anket arşivi
Ana Sayfa Gundem Ekonomi Siyaset Asayiş Eğitim Spor Kültür & Sanat Sağlık & Yaşam Araştırma Bölge
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva