Cami bahçelerindeki aydınlatmalara dikkat ediyor musunuz?
Adeta karanlığa mahkum edilir bir vaziyet var.
Hem de şu mübarek ayda.
Evet evet camilerin çevrelerindeki aydınlatmalar bilerek, istenerek kaldırılıyor.
O kadar çok şikayet alıyoruz ki…
“Sabote ediyorlar, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde özellikle bunu yapıp, Başbakan’ın alacağı oylara etki etmeye çalışıyorlar” diyenden tutun da, vurdumduymazlık isnadına varıncaya kadar yığınla serzeniş.
Özelleştirme sonrasında işi üstlenen şirket kelimenin tam anlamıyla başarısız.
Yöneticileri kimdir, bu işleri nasıl yaparlar bilen yok!
Vatandaşı yaptıkları işlerle ilgili doğru dürüst bilgilendirme ihtiyacı bile duymuyorlar.
Adeta, “muhtariyet” ilan etmiş gibiler.
Bakın Camii mevzuunu duyarlı bir okurumuz anlattı.
Adres de verelim.
Zeynel Camii.
O mıntıkayı aydınlatan lambalar kaldırılmış.
Muhtar başta olmak üzere, imam filan itiraz etmişler; ama nafile.
“EPDK’nın talimatı var” gibi ipe sapa gelmez bir gerekçe göstermişler.
Araştırdık, doğru…
Bir yönetmelik yayınlanmış; ama söyledikleriyle alakası yok!
Bakın ilk madde aynen şöyle:
“Dağıtım şirketi; dağıtım bölgesindeki yerleşim yerlerinde bulunan otoyollar ve özelleştirilmiş erişme kontrollü karayolları hariç, kamunun genel kullanımına yönelik bulvar, cadde, sokak, alt-üst geçit, köprü, meydan, kavşak, yürüyüş yolu ve yaya geçidi aydınlatmasından ve bunlara ait gerekli aydınlatma ve ölçüm sistemlerinin tesis edilmesi ve işletilmesinden sorumludur. Bu sorumluluk, imar planlarında bulvar, cadde veya çıkmaz sokaklar dahil, sokak olarak belirlenen meskun yerlerin tamamını kapsar.”
Gördünüz mü?
Yönetmelik tam tersini söylüyor ve buraların aydınlatılmasından ilgili dağıtım şirketi sorumlu diyor.
Buna karşın, ARAS A.Ş camilerin önünü arkasını karanlığa mahkum derdinde.
Sebep ne?
***
İyi niyet aramak safdillik olur!
Okurumuzun iddiası yabana atılacak türden değil.
Öyle ya, Erzurum gibi hassasiyeti yüksek bir İl’de cami çevrelerindeki aydınlatmalar niye kaldırılsın ki?
“Sebep, Cumhurbaşkanlığı seçimleri” diyene “komplocu zat” diyebilir misiniz?
İşin bu kısmını geçip, yapılması gerekeni söyleyelim…
Camiler başta olmak üzere, vatandaşın geçtiği her alan ışıklandırılmalı.
İlgililer de bu konuda duyarsızlar.
Mesela Belediyeler hiç kontrol etmezler mi?
Dökülen lamba artık yenilenmiyor.
Eskiden böyle miydi?
Düzenli bir takip mekanizması oluşturulmuş, dökülen, kırılan anında yenileniyordu.
Şimdi, “iyiki yanmıyor” mantığı hakim.
Bu durumu, birilerinin Başbakan’a ulaştırması gerekiyor.
Hele bir de vatandaşa gösterilen bir sopa olduğu söyleniyor ki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan duysa anında hesap sorar.
Gösterilen sopa mı?
Güya bu şirketin sahipleri hükümete yakınmışlar…
Öyle bile olsa…
Vatandaşa eziyeti reva gören bir anlayışa Başbakan geçit verir mi?
Kısa keselim ve bu şirkete milleti karanlığa mahkum etme anlayışını bir an önce sonlandırın uyarısında bulunalım.
Hele mabetlerimizin çevrelerini…
Aksine çok daha aydınlatılması gerekiyor.
İşin takipçisi olacağız…